29. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 3–18 Nisan tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Festival, sinemalardan önce önce okullarda başlıyor. (more…)
29. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 3–18 Nisan tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Festival, sinemalardan önce önce okullarda başlıyor. (more…)
Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM), sezonun ikinci yarısını 9 Mart Salı günü “Tiyatro İstanbul“ tarafından sahneye konan “Çılgın Ruh“ isimli oyunla başlatacak.
Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM), sezonun ikinci yarısını 9 Mart Salı günü “Tiyatro İstanbul“ tarafından sahneye konan “Çılgın Ruh“ isimli oyunla başlatacak.
Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Noel Coward tarafından kaleme alınan, Gencay Gürün tarafından Türkçeye kazandırılan ve yönetilen oyunda, İlkay Saran, Atilla Saral, İnci Türkay, Levent Ulukut, Melda Gür, Melis Eronat ve Oylum Şahin rol alıyor.
Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezinin, Sabancı Vakfı desteği ile 2005 yılından bu yana sürdürdüğü ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından da seçilen “Geleceği Biçimlendirmek, Kültürü Şekillendirmek“ isimli çocuk projesi kapsamında her ay ilköğretim öğrencileri “ücretsiz“ olarak sanatla buluşturulacak.
Romanyalı yönetmen Mihai Maniutiu’nun farklı metin düzenlemesi ve rejisi ile Euripides’in ölümünden sonra ilk kez İ.Ö. 407 yılında oynanan ünlü “Bakhalar” piyesi ve Alman yazar Fitzgerald Kusz’un yüzyıllardır dramatik biçimde
Romanyalı yönetmen Mihai Maniutiu’nun farklı metin düzenlemesi ve rejisi ile Euripides’in ölümünden sonra ilk kez İ.Ö. 407 yılında oynanan ünlü “Bakhalar” piyesi ve Alman yazar Fitzgerald Kusz’un yüzyıllardır dramatik biçimde ele alınan dulluk durumunu anlatan 2004 yılında kaleme aldığı “Dullar” adlı oyun, Mart ayında Şehir Tiyatroları Sahneleri`nde seyirciyle buluşuyor.
Bakhalar, 3-7 Mart 2010 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde…
Euripides’in ölümünden sonra ilk kez İ.Ö. 407 yılında oynanan ünlü “Bakhalar” piyesi bu kez Romanyalı yönetmen Mihai Maniutiu’nun farklı metin düzenlemesi ve rejisi ile oynanıyor. Coşku tanrısı Dionisos, Anadolu ile Ortadoğu’da ün kazandıktan sonra doğduğu yere gelir; kendi âyinlerini benimsetmek ister. Kral Pentheus ona karşı çıkar. Oysa bu noktada fırsat doğduğunu düşünen biri vardır: Teresias. Nitekim kralı iknaya çalışır: Dionisos tanrı olmasa bile öyle tanıtılıp çıkar uğruna kullanılabilir. Ama kral direnir; bunun üzerine, Dionisos’un etkisine giren kadınlar (Bakhalar) tarafından saf dışı bırakılır… Yönetmenin günümüzle bağlantılı yorumunda çıkar uğruna inanç sömürüsü ve kadın gücünün kullanılışı işleniyor. Euripides’in yazdığı Mihai Maniutiu’nun yönettiği oyunda; Jülide Kural, Şebnem Köstem, Aslı İçözü, Meriç Benlioğlu, Özge Borak Şakrak, Özge Kırış, Nergis Çorakçı, Seda Fettahoğlu, Esin Umulu, Çağlar Yiğitoğulları, Ali Mert Yavuzcan, Doğan Altınel, Mert Tanık, Okan Patırer, Nihat Alpteki, Cemal Ahhan Şener, Özgürefe Özyeşilpınar rol alıyor.
Dullar, 24 Mart - 4 Nisan 2010 tarihleri arasında Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde…
Tüm hüznü ve neşesiyle dulluk durumunu ele alan, farklı yaşlarda dul kalan kadınlar hakkında komik ve grotesk, ama aynı zamanda trajik sahnelerle dolu bir revü. Alman yazar Fitzgerald Kusz’un 2004 yılında kaleme aldığı oyun, yüzyıllardır dramatik biçimde ele alınan dulluk durumunu, farklı bir açıdan mizahi bir bakışla sahneye taşıyor. Gencinden yaşlısına kocasını yitiren kadınların yeni bir hayat kurma mücadelesindeki farklı tutumlarını hüzünlü ve komik biçimde sunuyor. Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda; Güzin Özyağcılar, Hale Akınlı, Süeda Çil, Neslihan Ayşe Öztürk, Hülya Karakaş rol alıyor.
Çırağan Palace Kempinski’nin Kalem Ajans işbirliğiyle her ay düzenlediği “Çırağan Okumaları”nın Mart ayı konuğu yazar Ece Temelkuran.
Çırağan Palace Kempinski’nin Kalem Ajans işbirliğiyle her ay düzenlediği “Çırağan Okumaları”nın Mart ayı konuğu yazar Ece Temelkuran.
11 Mart 2010 Perşembe günü 19:00’da gerçekleşecek etkinlikte yazar ilk romanı “Muz Sesleri”den bölümler okuyacak. Muz Sesleri’nde Ece Temelkuran, Türkiye’nin de ait olduğu yerden, Ortadoğu’dan, yeni bir dil ve şaşırtıcı bir kurguyla aşkı ve savaşı anlatıyor. Konuklar etkinliğin sonunda yazarla romanı üzerine sohbet edebilecek ve kitaplarını imzalatabilecek. Bundan önce Elif Şafak, Oya Baydar, Selim İleri, Sema Kaygusuz gibi değerli yazarlara ev sahipliği yapan etkinlik tüm edebiyat meraklılarına ücretsiz ama rezervasyon yaptırmak gerekmekte. (0212 245 44 06)
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, “27 Mart Dünya Tiyatro Günü“nde sergilenecek oyunları ücretsiz olarak izleyiciyle buluşturacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, “27 Mart Dünya Tiyatro Günü“nde sergilenecek oyunları ücretsiz olarak izleyiciyle buluşturacak.
Şehir Tiyatrolarının yazılı açıklamasına göre, “27 Mart Dünya Tiyatro Günü“ nedeniyle Şehir Tiyatroları`nda, Cumartesi günü sahnelenecek oyunlar her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz olarak izlenebilecek. Biletler, oyunların sahneleneceği tiyatro gişeleri ve idare amirliklerinden temin edilebilecek.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Nişantaşı yerleşkesinde basın fotoğrafçılığı dersi için çekilmiş olan ödev fotoğrafları ve Miha muhabirlerinin ortak çalışmasıyla oluşturulan sergi Prof. Dr. Erdal İnönü Bilim ve Kültür Merkezi’nde sergileniyo
Biz “Gidemediğimiz yurt köşelerine gitmek, insanımızın kültürel ve etkinlik zenginliğimizin farkına varmak, memleket toprağını, dağlarını, akarsularını yollarını tanımak için fotoğraf çekiyoruz” diyor Marmara İletişim Fakültesi Haber Ajansı muhabirleri.
İstanbul Rumları’nın dünyasını, Anadolu şehirlerinden izleri, Alevilerin hayatını ve yaşamın dramatik anlarına tanıklık eden seksen yedi fotoğraftan oluşan sergi 15 Mart 2010 tarihine kadar sergilenecek.
Genç foto muhabirler fotoğraf çekme amaçlarını şöyle dile getiriyorlar : “ sevdiklerimizi ölümsüzleştirmek, sevinçlerimizi, acılarımızı bizden sonrakilere bırakmak. Kendimizi tanımak, karşımızdakini anlamaya çalışmak, yeni insanlarla tanışmak. Koca şehirlerin keşmekeşine tanıklık etmek, yabancı bildiklerimize göz göze gelmek. Gidemediğimiz yurt köşelerine gitmek, insanımızın kültürel ve etkinlik zenginliğimizin farkına varmak. Memleket toprağını akarsularını tanımak, bir buğday tarlasında kaybolmak, mesleğimizin güçlükleriyle yüz yüze gelmek. Derslerde öğrenemediklerimizi sınamak için fotoğraf çekiyoruz.”
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti (AKB) açılış etkinlikleri dolayısıyla trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar açıklandı. İstanbul Emniyeti’nden trafiğe çıkacaklara bir dizi uyarıda bulundu.
İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Fatih Ayasofya Meydanı’nda düzenlenecek Mercan Dede konseri nedeniyle Ayasofya Meydanı trafiğe kapalı olduğundan ana arterler trafiğe kapatılmayacak. Ancak gerektiğinde Yerebatan Caddesi ve Kabasakal Sokak, 17.00-22.30 saatleri arasında trafiğe kapatılacak.
(more…)
Sahte bir papazın macerasını mizah üslubuyla beyaz perdeye taşıyan ”Kutsal Damacana” filminin ikinci serisi ”Kutsal Damacana-2: İtmen”, 22 Ocakta vizyona girecek.
Senaryosunu Soner Günday ve Şafak Sezer’in yazdığı filmi, Şafak Sezer ve Korhan Bozkurt birlikte yönetti.
Hollywood’un vazgeçilmezi ”kurt adam”ın alaya alındığı filmde, Şafak Sezer ile ”Kurtlar Vadisi Pusu” ve ”Muro” filmlerinde rol alan Mustafa Üstündağ rol aldı.
Üstündağ’ın ”kurt adam” olarak kamera önüne geçtiği filmde, Aydemir Akbaş, Tuğba Karaca, Yıldırım Memişoğlu, Eriş Akman, Güzin Usta ve Ferhat Güzel de yer alıyor.
Film, İstanbul’da altı hafta süren çekimlerin ardından 22 Ocakta Türkiye’de 250, Avrupa’da 100 kopya olarak vizyona girecek.
Filmde, Fikret’in (Şafak Sezer) arkadaşı Müjdat’ın (Mustafa Üstündağ) aldıkları tablodaki kurdun içine girmesiyle yavaş yavaş ”kurt adama” dönüşmesini ve sonrasında gelişen olayları konu alıyor.
İzmir’de yıllardır Kadifekale ile Agora arasında bir dönem tünelden gidilip gelindiği konuşuluyordu. Yılların sırrı, Agora kazılarını yöneten Yrd.Doç.Dr. Akın Ersoy başkanlığındaki ekip tarafından ortaya çıkarıldı.
DHA muhabiri, ekipte yer alan Arkeolog Çağdaş Yılmaz ile Agora semtindeki eski bir evin avlusundan bu efsanevi tünele girdi, bir süre tünelin içinde birlikte yürüdü.
Yüksekliği 2 metre, eni 1 metre olan tünelin, binlerce yıl öncesinde olduğu gibi, gidilebilen bölümüne kadar hala sağlamlığını koruduğu görüldü. Tünelin bir bölümünün düz olduğu, zaman zaman ise kıvrılarak ilerlediği dikkati çekti. Tünelin uzunluğunun nereye kadar devam ettiği tam olarak belirlemedi. Oksijensiz bir ortam olması ihtimaline karşı, daha sonra tam donanımlı olarak tünele girilerek, uzunluğunun ve nereye kadar ulaştığının ortaya çıkarılacağı belirtildi.
(more…)
Levent Semerci, yılın filmini çekti ama rahat ‘Nefes’ alamadı! İşte gişede 2 milyon 423 kişiye ulaşan filmle ilgili ilginç detaylar:
Filmin çekimlerinin ortasına gelen Levent Semerci, teknik arıza yüzünden görüntüler flu çıkınca batmış. Devreye giren FİDA Film, projeye 3 milyon dolar yatırmış. Filmin tamamı 9 milyon TL’ye mal olmuş.
Parasını alamadı
Fida Film ve dağıtımcı şirket Medyavizyon, projeden kârla ayrıldı ama Semerci hâlâ parasını alamadığı için oyunculara ve teknik ekibe parasını veremiyor. FİDA’dan 1.5 milyon TL alacağı olan Semerci şimdiye kadar aldığı 106 bin TL’nin tamamını dağıttı. Dizi projesinden gelecek para oyunculara dağıtılacaktı ama o da olmadı.
‘NEFES’İN BİLİNMEYENLERİ
Aslında en başa dönmekte fayda var. Her şey reklam sektörünün dahi çocuğu Levent Semerci’nin kalp krizi geçirmesiyle başladı. Ölümden döndükten sonra hayata bakış açısı tamamen değişen Semerci, sadece kendi projelerini yapma kararı almıştı ama ‘Nefes’ ile atıldığı macerada da çok çekti! Elindeki bütün parasını 1200 kutu negatif filme, silahlara ve setteki büyük karakola harcayan Semerci, ilk şoku erken gelen karla yaşadı. Bütün ekip PKK’lıların vurulduğu sahne için dağa çıkmıştı ama kar erken gelince üç ay beklemek zorunda kaldılar. Çekimlerin tam ortasında ise teknik bir arıza yüzünden çekilen bütün sahnelerin flu olduğu ortaya çıktı. Bu noktada Semerci iflasını açıkladı ama FİDA Film devreye girdi ve filme üç milyon dolar yatırdı. Tabii FİDA, filmin kârından Semerci’ye belli bir yüzde vermeyi de taahhüt etti. Aslında FİDA’yı bu cesur kararı aldıkları için kutlamak gerek. Onlar olmasaydı, bu film bitmezdi. Neyse film sonunda bitti, gişede de iyi gitti ama fazla kâr elde edilmedi. Çünkü filmin bütçesi TV reklamları, PR çalışmaları ve teknik harcamalarıyla birlikte 9 milyon TL’ye çıktı. Sonuçta ‘Nefes’ten FİDA ve dağıtımcı şirket Medyavizyon kâr etti. Semerci de FİDA’dan alacağı 1.5 milyon TL’yi beklemeye başladı. Semerci 1.5 milyon TL ile zararını kapatıp, oyunculara ve set ekibine ödemelerini yapacaktı ama olmadı. FİDA hala Semerci’nin parasını vermedi. Semerci’nin ekibinden öğrendiğim kadarıyla FİDA’dan şimdiye kadar sadece 106 bin TL alındı ve bu paranın tamamı da oyunculara dağıtıldı. Tabii ekipten parasını alamayanlar ve Semerci’nin ödeme yapması gereken daha birçok yer var. Bu durumla ilgili Semerci’nin ekibine yazdığı bir mektup var. O mektupta Semerci, ekibine şirketi Creavidi Film’in tüm gelir defterlerinin kontrol edebileceklerini, kendisinin de bu işten para kazanmadığını belirtiyor. Dün çıkan haberlerden sonra da Creavidi Film’in FİDA’ya dava açması bekleniyor. ‘Nefes’ cephesinde son durum budur sevgili okurlar. (Sabah / Mevlüt Tezel)