_________________________________________________________________________________________________________
May
22nd

Yolcular, en sevdikleri havayollarını seçti…

Files under Turizm | Leave a Comment

Dünyaca Ünlü bağımsız internet Araştırma Şirketi Skytrax’ın geleneksel hale gelen 2010 Havacılık Oscar’ları sahiplerini buldu. Koreli Asiana Airlines 2010′un en iyi havayolu seçilirken, listede Singapur Havayolları ikinci, Katar Havayolları imkb Üçüncü sırayı Aldi.

Türk Hava Yolları (THY) Güney Avrupa’nın En İyi Havayolu ve Ekonomi Sınıfında En İyi Ikram kategorilerinde Iki Ödül Aldi. Her Yıl oldugu hazırsındır Türkiye’den hiçbir Özel havayolu met yılda listeye giremedi. Ödül kazanan havayollarına ödülleri Hamburg’da dun düzenlenen görkemli BİR törenle verildi.

Havacılık sektöründeki en iyiler, 100 farklı ülkeden 17,9 milyon adet yolcunun oylarıyla 10 Süren Uzun BİR araştırmadan Gale belirlendi evet.

HAVAYOLU ON EN İYİ

1. Asiana Airlines

2. Singapore Airlines

3. Qatar Airways

4. Cathay Pacific

5. Air New Zealand

6. Etihad Airways

7. Qantas Airways

8. Emirates

9. Tay Airways

10. Malezya Havayolları

En İyi Düşük Maliyetli Carier: Air Asia

Kendini En Çok Geliştiren Havayolu: Garuda Indonesia

En İyi Bölgesel Havayolu: Dragonair

En İyi Kabin Personeli: Singapore Airlines

En İyi Kabin İçi eglence: Emirates

En İyi Havalimanı Servisi: Tay Airways

En İyi Ekonomi Sınıfı: Malezya Havayolları

En İyi Business Class: Qatar Airways

En İyi First Class: Etihad Airways

En İyi Transatlantik Havayolu: Virgin Atlantic

Avrupa’nın En İyi Havayolu: Lufthansa

Ortadoğu’nun En İyi Havayolu: Qatar Airways

Güney Avrupa’nın En İyi Havayolu: Türk Hava Yolları

En İyi Havayolu İttifakı: OneWorld İttifak

Ekonomi Sınıfında En İyi Ikram: Türk Hava Yolları

Ucustorasi.com


May
22nd

Hilton Worldwide ile “Tatile Kaçış” Başlıyor…

Files under Turizm | Leave a Comment

Konuklar, ‘Tatile Kaçış Rezervasyonu’ yaptırarak, 81 ülkedeki otellerde yüzde 30’a varan indirimlerle kalabilecek.

MCLEAN, 21- Mayıs 2010- HiltonWorldwide’ın en yeni global promosyonu olan ‘Tatil’e Kaçış’ konuklarına inanılmaz fırsatlar sunuyor. Hhonors.com/tatil adresi üzerinden online rezervasyon yaptıran konuklar; 28 Mayıs-6 Eylül 2010 tarihleri arasında yapacakları konaklamalarda yüzde 30’a varan indirim fırsatları yakalıyor. İndirimli fiyatlara kahvaltı da dahil. Üstelik, ‘Tatil’e Kaçış’ için Türk Hava Yolları’nı (THY) seçen konuklar 500 Mil Puan da kazanıyor. Promosyona Waldorf Astoria Hotels & Resorts, Conrad Hotels & Resorts, Hilton Hotels, Doubletree, Embassy Suites Hotels, Hilton Garden Inn, Hampton Hotels ve Homewood Suites by Hilton otelleri dahil.

Dünya çapında 2800 otelin dahil olduğu ‘Tatil’e Kaçış’ fırsatından yararlanmak isteyenlerin 15 Temmuz 2010 tarihine kadar rezervasyon yaptırmaları ve seyahatlerinden en az yedi gün önceden tatillerini satın almaları, ayrıca rezervasyon anında ödemenin tamamını gerçekleştirmeleri gerekiyor. İndirimler otellere göre farklılık gösteriyor.

‘Tatil’e Kaçış’ ile konuklarına, seyahatlerindeki konaklamaları için müthiş bir indirim fırsatı sunduklarını belirten Hilton Worldwide Global Müşteri Pazarlamadan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Jeff Diskin ayrıca “Tatil’e Kaçış” ile konuklarımızı, dünya çapındaki binlerce otelimizde Hilton Worldwide konukseverliğinin tadını çıkarmaları yeni yerler keşfetmeleri ya da sevdikleri tatil bölgelerini yeniden ziyaret etmeleri için teşvik ediyoruz” diyor.

,

May
22nd

Türk insanının tatil anlayışı çeşitleniyor…

Files under Turizm | Leave a Comment

Türk insanın tatil anlayışında son dönemde “radikal” sayılabilecek değişikliklerin meydana geldiği, son dönemde başta kruvaziyer turları olmak üzere, daha önceleri “pek tercih edilmeyen” Ortadoğu ülkelerine ticari ve turistik gezilerde artış yaşandığı bildirildi.

En çok ABD vatandaşlarının tercih ettiği kruvaziyer şirketlerinin, ekonomik kriz döneminde rotasını Akdeniz ülkelerine çevirmesinin ardından gemi sayısındaki artışın fiyatları düşürmesiyle, sadece üst gelir grubu değil, orta ve ortanın altı gelir grubundaki Türk turistlerin de kruvaziyer turlarını daha fazla tercih etmeye başladığı belirtildi. Pheline Travel Acenta Müdürü Nafize Özbay, Türkiye’nin Avrupa kruvaziyer pazarının geçen yıl en hızlı büyüyen ülkesi olduğunu ve yaklaşık 18 bin kişinin gemi turlarını tercih ettiğini, bu yıl bu sayının 30 bine ulaşmasının beklendiği kaydetti.

5 yıl öncesine kadar bu rakamın en fazla 6 bini bulduğunu belirten Özbay, “Gerek Yunan adaları, gerek Adriyatik olsun, İzmir çıkışlı turlarda çok yoğun talep yaşanıyor” dedi.

Kruvaziyer turlarına çıkan kesimin profiline bakıldığında balayı çiftlerinin dikkati çektiğini dile getiren Özbay, “Balayı çiftlerine uygulanan özel indirimler, bu turları cazip hale getiriyor. Önceki yıllarda daha üst gelir gurubundaki kişilerin tercih ettiği bu alan, gemi sayısındaki artışla ve fiyatların düşmesiyle birlikte orta ve alt gelir grubunu da çekti” diye konuştu.

Özbay, en çok talep gören kruvaziyer turlarının İzmir ve Kuşadası kalkışlı 3 gece 4 günlük Yunan adaları turları olduğunu, 2009 yılında kruvaziyer turlarına katılan 18 bin Türk turistin 7 bin 500’ünün İstanbul ve Kuşadası’ndan Yunan adaları turlarına katıldığını söyledi.

Yunan adaları turlarının fiyatının tam pansiyon şeklinde 300 avrodan, Adriyatik turlarının da 800 avrodan başladığını belirten Özbay, Bu ucuzlamanın en büyük nedenini, ekonomik krizin patlak verdiği ABD’de kruvaziyer turizme talebin azalması, böylece gemilerin Türkiye gibi ülkeler başta olmak üzere Akdeniz destinasyonuna kaymaya başlaması ve fiyatların düşmesi şeklinde açıkladı.

Özbay, “Fiyatlar öyle avantajlı bir noktaya ulaştı ki, mesela Antalya bölgesinde yarım pansiyon bir haftalık bir tatille aynı rakamlarda, tam pansiyon şeklinde kruvaziyer turla birkaç ülke görme fırsatı yaşanıyor” diye konuştu.

Bir kez gemi turlarına katılan tatilcilerin sonraki sezonlarda da farklı destinasyonlarda bu turlara katılmak istediğini dile getiren Özbay, “Mesela, balayı çiftleri ’bu sefer Yunan adalarına gidelim, ama gelecek sefer Adriyatik olsun’ gibi planlar yapıyorlar” dedi.

Türk tatilcilerin kruvaziyer turu planladığında erken rezervasyon indirimlerinden yoğun olarak faydalandığını kaydeden Özbay, erken rezervasyonda yüzde 40, Mayıs ayı sonuna kadar da yüzde 20 indirim uyguladıklarını bildirdi. Özbay, İzmir’in kruvaziyer turizmde iç pazarda payını yüzde 23’e çıkardığını, İzmir çıkışlı Yunanistan, Hırvatistan ve İtalya seferlerinin düzenlendiğini ifade etti.

“VİZENİN KALDIRILMASIYLA ORTADOĞU KEŞFEDİLDİ, SIRADA RUSYA VAR”…

Nafize Özbay, vizelerin kaldırılmasıyla daha önce “gezilecek yerler” listesine alınmayan Ortadoğu ülkelerine ticari ve turistik gezilerdeki artışın dikkati çektiğini, özellikle Suriye’nin “keşfedildiğini”, bu ülkeye düzenlenen turlarda büyük artış yaşandığını, vizesiz ziyaretlerin yeni bir uygulama olmasına rağmen bu ülkelere giden turist sayısında yüzde 25 artış olduğunu söyledi.

Bu gelişmenin, destinasyon açısından “uzak” bulunan ve az turistin gittiği Adana, Hatay, İskenderun gibi kentlere gelen Arap turist sayısını da artırdığını dile getiren Özbay, “Yani hem bizim, hem de onların esnafının, turizm sektörünün yüzünün gülmesine sebep oldu” dedi.

Yunanistan ile vizenin kaldırılmasının da her iki ülkenin turizminde büyük canlanma sağlayacağını anlatan Özbay, “Çeşme sahilinden Sakız adası kıyılarını görebiliyorsunuz. Onlar rahatça bizim ülkemize giriş yaparken, biz günübirlik bile olsa gidemiyoruz. Dolayısıyla vize kaldırıldığında Yunan adalarıyla karşılıklı turizmimizde büyük canlanma bekliyoruz” diye konuştu.

Özbay, vizenin kaldırıldığı Rusya ile de önümüzdeki dönemde hem ticari hem de turistik açıdan “patlama” yaşanacağını, “Onlar zaten Antalya bölgesine geliyor. Böylece biz de oraya çok daha kolay gideceğiz” dedi.

Türk insanının kış aylarında da tatil yapmaya başladığını belirten Özbay, “Daha önceleri bu algı yoktu. Ama artık kışın da tatile ihtiyacımız olunduğunun farkındayız” dedi. Özbay, kışın yurt içinde en çok Uludağ, Kapadokya, Erzurum ve Güneydoğu’nun tercih edildiğini, yurt dışı turlarda ise en fazla talebin Prag-Budapeşte-Viyana gibi çoklu turlarda yaşandığını sözlerine ekledi. (AA)


May
22nd

THY’nin tanıtım harcamasına kızdı, grev kararı aldı…

Files under Turizm | Leave a Comment

Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İŞ), THY’de 22’nci Dönem toplu iş sözleşmesiyle ilgili oluşan uyuşmazlık sonucu, grev kararı alındığı duyurdu.

Sendikanın açıklamasında, grev kararının bugün THY Genel Müdürlüğü önünde yapılacak basın açıklamasıyla işverene tebliği edileceği belirtildi. Sendika, 19 Ocak’tan bu yana sürdürülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, resmi arabulucu raporunun verildiği 10 Mayıs 2010’dan bu yana işveren yetkililerinin, THY çalışanlarının temel taleplerini karşılayan yaklaşımda oluşmadığını bildirdi Sendika’dan yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Kurullarımız, grev kararı alınması ve grev kararının uygulanması konusunda gerekli prosedürlerin gecikmeden yerine getirilmesini kararlaştırdı ve grev kararının 21 Mayıs’ta (bugün) işverene tebliğ edilmesi, oybirliğiyle kabul edildi. İşverenin algı bozukluğu sonucu oluşan yanlış politikası nedeniyle, bu noktadan sonra şirketin uğrayacağı zarar ve olumsuzluklarda sorumlu olmayacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Yabancı ülkelerin spor kulüplerine ve film yıldızlarına milyonlarca dolar sponsorluk parası aktaran, Türkiye’de Kurumlar Vergisi 29’uncusu olan ve kasasında bulundurduğu nakit parayla ülkemizde 11. sırada bulunan bir şirketin, büyümesinin temel unsuru olan çalışanlarının haklarını verme yerine, ‘grev’i tercih etmesini, personeline büyük bir saygısızlık olarak görüp kınıyoruz.”

77 yılda 5 uçaktan 139’a ulaştı…

TÜRK Hava Yolları (THY), 77’nci kuruluş yıldönümünü Türkiye’de ve faaliyet gösterdiği çeşitli ülkelerde her noktada düzenlediği etkinlikle kutluyor. İstanbul’daki kutlamalarda dün Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda tören düzenlendi ve THY Müdürü Temel Kotil, anıta çelenk koydu.


May
22nd

Efsane otel, 300 Milyon Dolar yatırımla yeniden hizmette…

Files under Turizm | Leave a Comment

Sovyetler Birliği döneminde Moskova’nın sembol oteli olan ünlü ‘Ukraina Otel’i, yeni kimliğiyle tekrar hizmet vermeye başladı. Moskova’nın simgelerinden sayılan “7 Stalin gökdeleninden” biri olan Ukrayna Oteli, 3 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından misafir ağırlamaya başladı.

Musevi kökenli God Nissanov ve Zarah İliyev isimli iki Azeri işadamı tarafından 2005 yılında 275 milyon dolara satın alındıktan sonra ismi Radisson Royal Hotel olarak değiştirilen otelin yenileme çalışmalarına yaklaşık 300 milyon dolar harcandığı öğrenildi.

Yaklaşık bin 200 personelin çalıştığı beş yıldızlı otel, 50 metrelik havuzu, kütüphanesi, buz kıran yat restoranları, Moskova manzaralı lüks odaları, bin 200 adet değerli resim eseri, 1977 yılında yapılan “Moskova- SSCB’in başkenti” adlı diorama çalışmasıyla dikkat çekiyor.

Ortalama gecelik fiyatı 400 dolar olan otelin en üst katının ise sadece aşklarını ilan etmeye karar veren çiftlere açık olduğu belirtiliyor. 1957 yılında inşa edilen ve toplam 88 bin metrekarelik alana sahip olan otelin, en erken 20-25 yıl sonra restorasyon masraflarını kapatarak kâra geçeceği tahmin ediliyor.

Radisson Royal Hotel’in Genel Müdürü Aleksey Mikushko, İHA’ya yaptığı açıklamada, “Otelimiz tarihine, yapılış tarzına bakıldığında gerçekten eşi benzeri bulunmayan bir oteldir. Hiç bir otelde 50 metrelik havuz, kütüphane ve diorama göremezsiniz. Eskiden Sovyetler Birliği’nin simgesi olan otelimizi bundan böyle yüksek müşteri hizmeti anlayışı ve diğer güzellikleriyle Rusya’nın simgesi haline getireceğiz” dedi.

Kendisine has mimarisiyle ve bir gökdelen büyüklüğündeki dünyaca ünlü ‘Ukraina’ oteli, uzun yıllardır sadece Moskova’nın değil, Sovyetlerin prestij sembolü haline gelmişti.

İlk bakışta büyüklüğüne bakarak çok daha fazla odaya sahip olması gerektiğini düşünebilirsiniz. Ama bu otelin ‘sadece’ 507 odası olmasının nedeni, odaların büyüklüğü ve lüksüne bağlı.

507 oda, 38 apart, 34 kat ve 206 metre yüksekliğiyle, hâlihazırda Avrupa’nın en büyük oteli olan Ukraina oteli, bundan sonra ‘Radisson Royal Hotel Moscow’ adıyla anılacak.

Neoklasik tarzda yapılmış olan otel, Stalin’in emriyle, ‘Yedi kızkardeş’ projesi olarak bilinen ve Moskova’da 1949 – 1957 arası 7 gökdelenin inşa edilmesini içeren fikrin bir parçasıdır. Bu binanın yapımında 2.000’den fazla mimar, iç mimar ve mühendis görev almıştı. Sovyetler döneminde sadece en üst düzey Politbüro üyeleri ve yabancı devlet başkanlarının konaklayabildiği otelde bir gece geçirmek, Sovyet tarihine geçmekle eşdeğerdi.

En küçük odası 50 metrekare olan otelin kimi odaları 260 metrekare genişliğinde. Otelin duvarları, Sovyet döneminin en ünlü sanatçılarının 1.000’ den fazla orijinal tablolarıyla süslü. Duvar boyamaları ve tavan freskleri halen sanat çevrelerinde “Eşsiz” olarak adlandırılıyor. (tourexpi)


May
22nd

Accor, 450 otelini satıyor…

Files under Turizm | Leave a Comment

Fransa’nın dünya devi otel zinciri Accor, elindeki otel portföy yapısının dokusunu değiştirmek istiyor. Accor otel zincirleri grubu, mülküyle sahip oldukları otel sayısıyla, sadece işletmesini üstlendiği otel sayısını yeni bir dengeye oturmak istediğini açıkladı.

Bu yeni strateji doğrultusunda 450 otel mülkünü 2013 yılına kadar elden çıkaracaklarını belirten Accor sözcüsü, bu satıştan 1,6 Milyar Dolarlık gelir beklediklerini belirtti. Sözcü, ‘Mülküyle sahip olduğumuz ve franchise usulü işlettiğimiz otel sayısı oranını mantıklı bir zemine çekmeye çalışıyoruz’ demekle yetindi.

Accor zincirinin 2009 yılını büyük zararla kapattığı biliniyor. Uzmanlar, yine de Accor grubunun yatak sayısında orta vadede bir küçülme olmayacağını, aksine bir artış beklenebileceğine dikkat çekiyorlar. Accor sözcüsü de ayno konuya dikkat çekerek, markanın 2015 yılına kadar mevcut portföyüne 40.000 oda daha ekleyerek, 90 ülkede 540.000 odaya sahip olacaklarını belirtiyor.

Accor, 2010 yılının ilk çeyreğinde özellikle Avrupa kıtasında önemli yatak doluluk oranlarında bir büyüme kaydetti. (tourexpi)

Accor’un büyüme planlarına göre zincir, 2015 yılına kadar dünyanın en büyük üç otel zincirlerinden biri olacak.

,

May
22nd

17 yıldır kullanılmayan yazlığı, 2 memur 20 asker koruyor…

Files under Turizm | Leave a Comment

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Karacasöğüt köyü yakınlarındaki Okluk koyunda bulunan Devlet Konuk Evi 17 yıldır kullanılmıyor. değerinin 20 milyon TL civarında olduğu belirtilen Devlet Konuk Evi’nde 2 memur ile 20 asker görev yapıyor.

21 yıl önce Cumhurbaşkanlığı Yazlığı olarak inşa edilen ve bugünkü değerinin 20 milyon TL civarında olduğu belirtilen Devlet Konuk Evi’nde 2 memur ile 20 asker görev yapıyor.

Marmaris’in Okluk koyunda kızılçam ormanları arasında, yatçıların “İngiliz Limanı” olarak adlandırdığı mavi turun uğrak merkezi Okluk koyunda 32 dönümlük arazi üzerine kurulu, bir iskeleye sahip 230 metrekarelik tek katlı, 4 odası ve 1 salonu bulunan konutun yapım talimatı, 1989′da dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından verildi.

Özal, tatillerini Gökova Körfezi’nin en güzel noktalarından birine bakan bu konutta yaptı. Zaman zaman yabancı devlet adamlarını da burada misafir eden Özal, 1993 Nisan’ında hayatını kaybedince, Okluk’taki konut da sessizliğe gömüldü.

Özal’ın çok sevdiği yazlık, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından hiç kullanılmadı. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 2005 yılında Denizcilik Festivali için Marmaris’e geldiğinde sadece 10 dakikalığına ziyaret etti.

Abdullah Gül de Cumhurbaşkanı olduğundan bu yana yaz tatilleri için Güney Ege’de mavi tur yapmayı tercih etmesine rağmen Okluk’a uğramadı. Güney Ege Turistik Otelciler Birliği (GETOB), Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvurarak, konuk evinin iyileştirilip, yabancı devlet başkanlarına da açılmasını istedi.

GETOB Başkanı İlhan Açıkgöz, Cumhurbaşkanlığı’nın isteği dikkate alıp, proje hazırladığını belirterek, “Umarız, çalışma çabuk tamamlanır, köşk, turizmimiz ve tanıtımımıza katkı sağlar. İnanıyorum ki birçok yabancı devlet başkanı burada tatil yapmak için can atacaktır” dedi.

2 MEMUR, 20 ASKER

Cumhurbaşkanlığı’na ait konut 17 yıldır orada kimse kalmamasına rağmen yine de hem karada hem denizde alınan güvenlik önlemleriyle sıkı koruma altında tutuluyor. Konut yakınlarında kurulan karakolda 20 asker görev yapıyor. (tourexpi)


May
22nd

Köfte-ekmek fiyatına pazarlamalar yapıldı…

Files under Turizm | Leave a Comment

Dedeman İstanbul Hotel Genel Müdürü Özkan Alkan’dan, çarpıcı tespit: “Tesis arazileri boş kalmasın mantığı ile köfte-ekmek fiyatına pazarlamalar yapıldı.”

“Turizm Profesyonelleri ve Otelleri “ yazı dizisinde bu kez Recep Arısoy’un konuğu, Dedeman İstanbul Hotel Genel Müdürü Özkan Alkan’dı. Şehir otelciği ile sahil otelciliği arasındaki fark, “Yeşil Yıldız” projesi, otelcilikte markalaşma, tanıtım ve imaj sorunu, uluslararası turizm fuarlarına bakış gibi konuların ele alındığı röportaj, çarpıcı tespitler içeriyor.

* Turizm otelcilik sektörün de Hilton, Cevahir, İnterContinental vb. Markaların farklı alanlarında yönetici olarak görev yaptınız. Şuanda Dedeman gibi büyük ve Türkiye’nin önemli bir otel markasında üst düzey yönetici olarak görev yapıyorsunuz. Özkan Alkan, bu başarıya, hangi basamakları aşarak ulaştı?

Başarı olarak gördüğünüz için teşekkür ederim. Bu seviyeye gelmek için yapmamız gereken temel gerekleri yerine getirdim. Yaptığım işin tüm detaylarını öğrenmeye çalıştım, çalışırken tüm çabayı gösterdim, kendimi sürekli geliştirmeye çalıştım. 1982 yılından beri sektörün içindeyim, çok uzun yıllar oldu. Yalnızca tecrübenin yeterli olmadığını, yöneticilik için vizyon sahibi olmanın önemini kavradım.

* Şehir otel yöneticiliği yapmaktasınız. Bir şehir otelinin yöneticisi olarak, sahil otelciliğini nasıl görüyorsunuz? Sizce şehir otel yöneticiliği ile sahil otel yöneticiliği arasında yönetimsel veya işleyiş olarak bir fark var mı, ?

* Çok fark olduğu aşikar. Öncelikle yatırım aşamasında farklılık gösteriyor. Şehir otelciliğinde çok sıkı bir fizibilite çalışması yapılırken, güneydeki birçok tesis, arazi boş kalmasın mantığı ile inşa edildiği göze çarpıyor. Fiziksel olarak oldukça iyi konumda olmalarına rağmen, arz talep dengesi iyi hesaplanamadığından köfte-ekmek fiyatına pazarlamalar yapıldı. İşletmeci “Nosyonuna” sahip yatırımcılar, yönetimi profesyonel otel yöneticilerine bırakırken genelinde patron işletmeciliği hüküm surdu. Kendi villasını ve konağını isletmekle aynı olacağını düşünerek hem kendilerine hem de işletmelerine zarar verdiler.

Son yıllarda profesyonel ellere işlerini bırakanlar çoğalınca, olumlu sonuçlar alınmaya başlandı. Şehir otelciliğinin en önemli “Avantajı”, devamlılığın olması. Servis sunan personel kariyer yapma ya da emeklilik tarihine kadar çalışma sürecini planlayabiliyor. Şehir otelciliğinin misafir profili çok farklı, bir yıl içerisinde onlarca kez gelip kendi alışkanlıklarının bilindiği, iş ve toplantı organizasyonları için her imkanın bulunduğu ve hizmet anlamında da devamlılığın esas olmasını tercih eden profil ağırlıkta. Her iki kesimde de farklı bir hizmet anlayışının olması da gayet doğal.

* Son günlerde üzerinde benimde çok durduğum bir proje var “Yeşil Yıldız” . Bu proje hakkında ciddi bir iddiam var, bu proje ile oteller ciddi tasarruf yapabilirler. Dedeman İstanbul olarak bu proje ile ilgileniyor musunuz? “Yeşil Yıldız” almayı düşünüyor musunuz?

TUROB un daveti üzerine ilgili birimlerden üç müdür arkadaşımızı toplantıya gönderdik. Değerlendirme sürecindeyiz. Dedeman olarak, doğayı koruma adına yaptığımız çalışmalar yıllar öncesine dayanıyor. Bu çalışmaları başlatırken, sosyal sorumluluk bilinciyle hareket edilmişti, tasarruf etmek önceliğiyle değil.

* Dünyada, Turizm sektörüne yönelik ciddi fuarlar organize ediliyor. ITB, MITT, FITUR, WTM ve Türkiye de EMITT. Turizm sektörün de yurt içi veya yurt dışı fuarlarının önemi nedir? Türkiye de sektör işletmecilerinin fuarlara gerçek anlam da yeterli ilgi gösterdiğini düşünüyor musunuz? Dedeman İstanbul olarak fuarlara her sene katılıyor musunuz?

Elbette her yıl büyük uluslararası turizm fuarlarına katılıyoruz. Sektör temsilcilerinin gereken ilgiyi gösterdiklerini rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak bu trendin önümüzdeki yıllarda değişeceğini düşünüyorum. Fuarların asıl maksadını sektör temsilcilerinin sadece kendi ürün ve hizmetlerini tanıtmaya çalıştıkları bir arena değil, bilgi alışverişinin yapıldığı bir buluşma organizasyonu olarak da ifade edebiliriz. Bu sebepledir ki, özellikle turizmle ilgili bilgilendirme konferansları ve forumların olduğu buluşmalar ilerde daha efektif olacak.

* Yurt dışından otel sektörüne marka isimler ithal ediliyor. Dedeman ise, bir Türk markası olarak bunun tam tersini yapıyor. Dünyanın birçok yerine yatırım projeleriniz olduğunu biliyoruz, ayrıca isim hakkı yani (franchise) veriyorsunuz. Franchise çalışmalarınız ve projelerinizden bahseder misiniz?

Dünya değişiyor elbette Otelcilik sektörü de bu gelişmelere ayak uydurmak zorunda. Otelcilik markalarının, Avrupa ya da Amerika kökenli olması otel isletmeciliğinde marka öncülüğünü onların başlatmış olmalarındandır. Bu uluslararası devler önce yatırımlardan el çekip sadece know-how satan birer isletme zincirlerine dönüştürler. Şimdilerde ise, isletmecilikten de çıkarak “franchise” modelini benimsemeye başladılar. İşletmeciliği en az kendileri kadar iyi yapan firmalar ortaya çıktı artık.

Ve Dedeman da bunlardan birisi. Dedeman ilk kez 2003 yılında yurtdışına açıldı ve su anda Türkiye dışında 6 otelin işletmeciliğini yapıyor. Özellikle komşu ülkelerden başlayarak hedeflenen büyüme stratejimiz meyvelerini vermeye başladı. Dedeman isletmesi ile işbirliğine gitmeye hazır bir suru yatırımcı var ve sadece doğru projelerle yola devam ilkemiz var. Dedeman Yönetimi’nin hedef koyduğu kalite standartlarından taviz verilmiyor.

* TC. Kültür ve Turizm Bakanlığının personel & memur alımların da yanlış yol izlediğini iddia edenler oldu. Hatta bu konu hakkında çok ciddi olarak tartışmalar yaşanmakta, turizm yazarlarınca, konu turizm basınının da uzun süre gündemini meşgul etti. Bakanlığın personel & memur alımlarında turizm mezunlarını değil de, diğer alanlardan mezunlar alması doğrumudur sizce?

Bu tartışmalar 20 yıl önce Üniversiteden mezun olduğum zamanda yapılırdı, eğer halen yapılıyorsa çok değişiklik olmamış demektir. Turizm İşletmecilik alanında bir fakülteden mezun olmuş kişi olarak hiç şüphesiz sınav alımında bu alanda sorular ve uygulamaların olmasını beklemiştik. Elbette kapılar diğer bölüm mezunlarına tamamen kapalı olmamalı ancak, Turizm mezunlarına da öncelik verecek düzenlemelere gidilmeli. Uzun yıllar bu alanda kendini yetiştirerek Otelcilik ve Turizmi sadece meslek değil bir yaşam biçimi olarak benimseyenlerle, sonradan olma turizmcilerin bir anlayış farklılığı olacaktır.

Turizm sektörünün ciddi anlamda imaj ve tanıtım sorunun olduğu herkesçe biliniyor. Reklam ajanslarına çok ciddi paraların ödendiği ama bu ajansların bekleneni veremediği söyleniyor. Birçok sektör yöneticisi Bakanlığın tanıtım ve imaj çalışmalarını özel şirketlere bırakması gerektiğini söylüyor. Sizin bu konudaki düşünceleriniz ve tavsiyeleriniz neler olur?

Öncelikle Turizm bizim için ne kadar önemli, bunu iyi anlamalı ve tüm kesimlere anlatabilmeliyiz. Topyekun seferber olunarak oluşturulacak planlamanın içine tüm birimler dahil edilmelidir. Liderliğini ve başlama vuruşunu elbette Bakanlık yapmalıdır çünkü ayrılacak bütçe Turizme verilen önemin de yasal dilde bu sektörü sahiplenme mesajıdır. Yüzlerce akademisyen, sektör temsilcisi, PR medya şirketlerinden oluşan bir kurul çok sıkı bir “Master” plan hazırlamalı ki; koşulsuz olarak uygulamaya konulacak ve uzun vade de Turizm hedeflerine ulaşılabilecektir.


May
22nd

JAZZ Hotel, 1 Haziran’da hizmete giriyor…

Files under Turizm | Leave a Comment

Caz teması üzerine yapılan dekorasyonu, objeleri, yalın ve modern tasarımıyla caz severleri büyüleyecek olan JAZZ Hotel’de; 12 lüks suitten oluşan odaların her biri, John Coltrane, Ella Fitzgerald, Duke Ellington, Billie Holiday, Louis Armstrong’un da aralarında bulunduğu ünlü bir caz sanatçısının ismiyle adlandırılıyor.

Renovasyon 4 ayda sürdü, 2 milyon dolar yatırım yapıldı
YES Hotels’in, Nişantaşı’ndaki ikinci temalı oteli olan JAZZ Hotel’in renovasyon inşaatına, bu yılın Ocak ayında başlandı. Daha önce, alt katı showroom, üst katları konfeksiyon atölyesi olarak kullanılan binanın renovasyon inşaatı, 4 ay sürdü. Grup bünyesinde yer alan Ova Tasarım Yapım firması tarafından, yaklaşık 2 milyon dolara yakın yatırım ile temalı butik otele dönüşen bina, haziran ayından itibaren JAZZ Hotel olarak hizmet vermeye başlıyor.

Caz temalı peçeteler, müzik temalı kurabiye kalıpları
Ülkemizin ilk caz temalı butik otelini İstanbul’a kazandırmanın haklı gururunu yaşadıklarını kaydeden YES Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Mimar Burak Sağlıkova, caz severlerin keyifli bir konaklama yaşayacağı otelde, her bir suit odaya isimleri verilen caz sanatçılarına ait müzik yayını, konser fotoğrafları ve posterlerin yer alacağını söylüyor.
Amerika ve Avrupa’nın birçok ülkesinden getirilen çok zengin caz DVD ve CD kütüphanesine sahip olduklarını anlatan Burak Sağlıkova, otel genelindeki dekorasyonda ve kullanılan tüm ürünlerde caz temasının bulunduğunu belirtiliyor.

JAZZ Hotel Nişantaşı hakkında bilgi veren Burak Sağlıkova, konuşmasına şöyle devam ediyor:
“Gerek 12 lüks suit odada, gerekse genel mekanların duvarlarını süsleyen konser, fotoğraf ve posterleri Amerika ve Avrupa ülkelerinden getirdik. Bunun yanı sıra otelde; saat, kül tablası, şamdan, biblo gibi dekorasyonu tamamlayan caz temalı objeler kullanıldı. Personel kıyafetlerini tamamlayan kravat, yaka iğnesi gibi aksesuarlar ise, dünya üzerindeki müzik okulları ve müzik festivallerine imalat yapan Almanya ve Avusturya kökenli firmalardan satın alındı. Örneğin, otelimizdeki, peçete, sabun gibi sarf malzemeleri Avrupa’dan ithal edeceğiz. Kısaca otelimiz; her biri dünyaca ünlü bir caz sanatçına adanmış toplamda 12 lüks suit odası, teması ve sunacağı hizmet kalitesiyle yerli ve yabancı caz severleri büyüleyecektir” diyor. (shf)



May
22nd

Rusya’dan yüzde 20-25 artış bekliyoruz…

Files under Turizm | Leave a Comment

Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik atağın ardından son 8 ayda 7 ülke ile vize sorunu aşıldı. Son olarak da Rusya ile vizenin kalkmasıyla, Türkiye’ye gelen Rus turist sayısında patlama yaşanacağı vurgulanıyor.

Jolly Tur’un Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, “2010 yılı yurtdışı pazarının iyi gideceğini öngörüyoruz. Rus ve Avrupa pazarında gelişme bekliyoruz. Rusya’dan yüzde 20-25, Avrupa’dan da yüzde 10 artış tahmin ediyoruz. Bu yıl Rusya’dan 3 milyon turistin gelmesi bekleniyor. Çok ciddi sayılar önümüzdeki senelerde daha da artacağını düşünüyorum. Tabii Türkiye’den de Rusya’ya giden Türk turist miktarının artmasını bekliyoruz” diye konuşuyor.

Türklerin tatil alışkanlıklarının da değiştiğini vurgulayan Mete Vardar, “Türkler de tatillerini önceden planlamaya başladılar. Erken rezervasyonlar yoğun talep görüyor. Bu yılın ilk üç dönemini geçen yılın ilk üç dönemiyle karşılaştırdığınızda yüzde 65 artış var. Yılı yüzde 35 artışla kapatmayı düşünüyoruz.

Turizm sektörünün genelinde yüzde 15-20′ye yakın artış öngörülüyor” açıklamasını yapıyor.

AYDA 10 TL’YE TATİL

Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, erken rezervasyonla yüzde 40′a yakın indirimle tatil yapma olanağı bulunduğuna işaret ederek, ” Erken rezervasyonda yüzde 40′a yakın indirim bulunuyor. 12 ay taksit de yapılıyor. Ödeme 2-3 ay ötelenebiliyor. Örneğin Antalya’da 5 yıldızlı bir otelde günlük ortalama 150-200 TL’ye kalınıyor. Erken rezervasyondan yararlanıldığında fiyat 75-100 TL civarında oluyor. 12 ay taksit yapıldığında yaklaşık 10 TL tatil yapma olanağı bulunuyor. Ya da 299 Euro’ya Roma ve Prag gibi destinasyonlara gitme fırsatı var. Örneğin 12 taksit yaptırırsanız ayda 25-30 Euro’ya Prag’da tatil yapma olanağınız var” şeklinde konuştu.

“REFERANDUM TARİHİ BİZİ ÜZDÜ”

Önümüzdeki Ramazan Bayramı tatilinin hemen sonrasındaki pazar gününün referandum tarihi olarak belirlenmesinin turizmcileri olumsuz etkileyeceğini ifade eden Vardar, “Turizmciler olarak biz geçen sene ciddi bir küresel kriz atlattık. Aldığımız tedbirlerle Jolly Tur olarak geçen yıl yüzde 17 büyüdük. Son 7 senede yüzde 30-35 büyüdük. Erken rezervasyonlarda ilk üç aylık dönemide yüzde 65 artış var. Ancak Nisan ayında kül bulutları nedeniyle ciddi sıkıntı yaşadık. Bu sıkıntıları çok çabuk biçimde çözüme kavuşturduk.Şimdi de referandum tarihinin 12 Eylül’de olması biz turizmciler için sıkıntı yaratacak. 1 yıl önceden program yapıyoruz. Uçak alımlarımızı yapıyoruz. Bayramın zaten kısa bir tatil olması ve dönüşlerin tamamının pazar olacağı gösteriyor. Önümüzdeki dönemde nasıl bir önlem alabiliriz bununla ilgili çalışmalarını yapacağız. Turizmciler için biraz da üzücü bir karar oldu” görüşünü dile getiriyor.


taksim otelleri Filografi